23 Kasım 2014 Pazar

Merkantalizm Üzerine-1

Merkantalizm, 1500 lü yıllarda Avrupa'da ortaya çıkmış ve orada gelişmiştir. Bu akımı basitçe tanımlamak gerekirse altın gümüş gibi madenlerin önemine vurgu yapıp dış ticareti ön plana çıkarmak ve ne kadar çok stok sahibiysen o derece zengin olursun görüşünü militarist ülkelere benimsetmek diyebiliriz.

Akımın ortaya çıkış nedenine Osmanlı Devleti'nin genişleme siyaseti diyebiliriz. Tabi ki geniş açıdan bakarsan rönesansın etkisi yadsınamaz. Konudan sapmadan devam edeyim, Fethedilen Akdeniz, vergiye bağlanmış Doğu Avrupa, ele geçirilmiş önemli ticaret yolları Batı Avrupalı devletlere yeni ticaret yolları aramalarını gerektirmişti.

Doğunun ipeği, baharatı, kahvesi, fildişi hala dillere destandır. Tabi bunların yanında ticarette hele ki bahsettiğim 16yy olunca değerli madenler ayrı bir yer tutar. Silahından, zırhına, yüzüğünden kolyesine, bardağından kabına her tür malzemede altın, gümüş, bakır, krom, elmas ve daha niceleri işlenerek elde ediliyordu. Ticarette de elinde bu gibi malzemelerin olması seni söz sahibi yapıyordu. Ancak tek başına yeterli değil elbette. Bunca zenginliğin yanında militarist olman da şarttı. Yoksa Afrika kıt'ası günümüzde bu halde olmazdı.

Zamanın siyasal istikrarsız Avrupa'sında göze batmadan dışa açılan Portekiz, İspanya, Hollanda, İngiltere gibi ülkeler, merkantalizme ön ayak oldular. Kıt'alar arası yaptıkları yolculuklarda ayak bastıkları topraklardaki insanları potansiyel köle olarak gördüler. Keşfettikleri zengin maden yataklarını geldikleri ülkelere götürdüler. Bu zaman dilimindeki olaylar, Asya aleyhine işlemeye başlamıştı.

Sömürgeciliği teşvik eden merkantalizm akımı o kadar tehlikeli boyutta ilerliyordu ki buna kapitalizmin temellerinin atıldığı yıllar diyebiliriz.

Bu akımın nüfusa bakışını incelersek, nüfus arttırılmasını ön gören politikalar hedefliyordu. Ne kadar çok nüfus o kadar çok işçi o kadar düşük ücret demekti. Emek arzının ücret esnekliği negatiftir. Merkantalistlere göre fırsat verilirse emekçi tembel olur. Yüksek ücretler ayyaşlık, cinsel zevklere düşkünlük gibi durumlara yol açar. Ücretlerin asgari düzeyin üzerine çıkması ahlaki bozulmalara yol açar. Yoksulluk emekçiyi çalışkan kılar ve daha iyi yaşamasına neden olur.