3 Ocak 2026 Cumartesi
Tarih Yeniden Yazılırken Saddam Hüseyin - Veysel Ayhan
Tarih Yeniden Yazılırken Saddam Hüseyin - Veysel Ayhan
Bugün sizlere, beğendiğim bir eserin incelemesiyle geldim.
Türk literatüründe Saddam Hüseyin ve Irak'a dair kaynak oldukça az. Uzun yıllar Osmanlı Devleti tarafından idare edilen bölgenin temettuat defterleri dışında belgesi oldukça az maalesef. Arkeolojinin de Osmanlı'da önemsenen bir bilim olmaması sebebiyle antik mirasları araştırmak da dünya savaşı öncesi ve sonrası batıya kalmıştır. Halbuki Irak coğrafyası günümüzde oldukça kıymetli ve tarihi bilinmesi gereken bir yerdir.
1. Dünya Savaşı sonrası krallıkla yönetilen Irak görece bağımsızdı. Ardından Baas partisi yerel Arapçılığı öyle bir aşılamıştır ki Saddam ve benzeri milliyetçiler bölgede boy göstermiştir. Saddam ilk başta kapsayıcı Arap milliyetçiliğini desteklemiştir. Fakat sığınmacı olarak bir dönem yaşadığı Mısır'daki milliyetçiliğin antik Mısır'a dayandırıldığını ve Mısır'ın yüceltildiğini görünce gözündeki Mısır imajı da silinmiş ve o da Irak milliyetçiliğine evrilmiştir. Darbe ile geldiği yönetimi baskıyla sağlamlaştırmaya çalışmış, Tikritli olması sebebiyle hemşericilik yaparak Tikritlileri yönetime getirmeye başlamıştır. Sırasıyla idare-ordu ve hukuka el atmış, kendi istediği adamları üst pozisyonlara getirmiştir. Yeri geldiğinde akrabalarına dahi güvenmemiştir. Hatta bir dönem kraliyet muhafızlarının başındaki büyük oğlu Uday'ı bile görevden almaktan çekinmemiştir.
Saddam'ın Şii ve Kürtler üzerindeki baskısı Irak'ta günümüze sarkan siyasi kargaşalara sebep olmuştur. Bugün dahi bölgenin istikrasızlığının sebebini Saddam dönemine bağlayabiliriz. Zira, Şii grupları toplu öldürme, yargısız infaz, Kürtlere yönelik asimile politikaları, farklı grupları yönetimden uzaklaştırarak Sünnilere öncelik vermesi, hatta sünnilerden de öte Tikritlilere ve aşiretine sahip çıkması kendisine geçen zaman içinde sayısız iç düşman yaratmıştır. Körfez ve İran savaşları sonunu getirmiştir.
Kitap, Saddam ve Irak tarihini kronolojik olarak kaynaklarıyla beraber ele almıştır. Bu yönüyle literatürümüzdeki büyük bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum. Eser, Saddam'ın yargılanma sürecini de detaylı ele almıştır. Konuyla ilgi duymaktan öte bu coğrafyada yaşayan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Hem yakın tarihimiz hem de bizi direkt ilgilendiren bir coğrafya. Üstelik Saddam'ın agresif ve saldırgan politikasının sonucu olarak Irak'ın kuzeyinden milyonlarca Kürt sivil, Türkiye'ye sığınmış ve güney Anadolu'ya yerleşmişlerdir. Bu konuya kitapta çok değinilmemiş.
Saddam'ın devrilmesi konusunda John Perkins'in "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" kitabı da okunabilir. Her ne kadar 3-4 sayfa ayrılsa da verilen bilgiler önemlidir. Ekonomistler aracılığıyla Saddam'a ABD tarafından bazı teklifler yapılmış fakat bağımsızlık ve Irak çıkarları gereği Saddam bunları reddetmiştir. İlk Körfez Savaşı sonrası yenildiği halde yine gelenleri reddederek ülkesine yabancı yatırımcıyı sokmamıştır. Üstelik ABD, Irak'ı işgal ettikten sonra nükleer silah olmadığı da ortaya çıktı. Ekonomik tetikçiler, kendilerine yol açmayan liderleri indirmede usta olduklarını gösterdiler.
Kitapta yazmıyor ama benzer olduğu için Venezuela olayına da kısaca değinmek isterim. Zira Venezuela'nın en büyük gelir kaynağı petrol. Ve petrolü aynı İran ve Irak'ın zamanında yaptığı gibi kamulaştırıp batı şirketlerini dışladı. Dün İran ve Irak'ta ABD-İngiltere eliyle nasıl darbe olduysa Venezuela da yıllardır ambargoyla ekonomik sıkıntı çekiyordu. Ta ki bugüne kadar. Bugün, Trump alenen tweet atarak Maduro'nun yakalandığını söyledi.
Komplo teorisi üretmekten ziyade sahip olduğumuz cumhuriyete sahip çıkmak için farkındalığımızı sürekli yüksek tutmalı ve coğrafyadan haberdar olmalıyız.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)