Anonim şirketlerin ortaya çıkışında birçok faktör etkili olsa da en önemlisi çift düzen muhasebe sistemine geçiştir. Bu sistemle birlikte varlıklar ve yükümlülükler kayıt altına alınarak birbirlerine eşitlenmişlerdir. İngiltere’deki serbest ortam ve yasal mevzuatlarla günümüz anonim şirketlerinin temelleri atılmaya başlamıştı.
Coğrafi keşiflerin hız kazanmasıyla anonim şirketlerin sayısındaki artış aynı zamana denk gelir. 1600 yılında İngiliz hükümetinden ayrıcalık edinerek kurulan İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, faaliyetlerine başlamıştı. Şirket, siyasi kanattan ayrıcalık ve ticaret yolunda olası korsan tehditlerine karşı askeri yardım alarak karşılığında para veriyordu. İlerleyen yıllarda şirketin kendi bünyesinde askeri gücü ve başka ülkelerde işletmeleri vardı. Kuruluş aşamasında Hindistan’a her sefer için bir anonim şirket açılırken zamanla birleşmeler sağlanmış ve günümüz anonim ortaklığına benzer yapı kurulmuştu. 1602 yılında kurulan Hollanda Doğu Hindistan Şirketi de benzer faaliyetlere girişti. Bu şirketler günümüz şirketlerine kıyasla oldukça acımasızdı. İthal ürün fiyatlarında istedikleri gibi oynama özgürlüğüne erişmişlerdi. Finansman sağlamak için hisse senedi arz etmeleri günümüz finansal piyasalarına da temel teşkil etmeye başlamıştı.
İngiltere ve Hollanda’ya kıyasla sömürgeciliği başlatan Portekiz’de, serbestlik oldukça kısıtlıydı. Seferler, Portekiz krallığı adına yapılıyor ve yola çıkan kaptanın kendine has mal alıp satmasında kota belirleniyordu.
Vasco da Gama’nın Ümit burnunu keşfi ve Hindistan’a gidişi, dünya ticaret yolunda çığır açtı. Akdeniz üzerinden sağlanan Hindistan ticareti, Portekiz’e kaymıştı. Bu ticari yolun değişimi, Osmanlı, Venedik, Ceneviz gibi Akdeniz ticaretinden faydalanan devletlere ekonomik bir darbe vurmaya başlamıştı. Portekiz, Hindistan dışında Japonya’ya da gitmişti ve Avrupa’ya doğunun mal ve emtialarını taşımaktaydı.
Japonya’da Meiji Restorasyonu ile yeni bir dönem başlıyordu. Siyasetten sosyal hayata her alanda hissedilen bu reform hareketlerinden ekonomi de etkilendi. Özel girişim cezbedici hale getirilmeye çalışıldı. Büyük sermaye sahibi aileler, nüfuslarını kullanarak Japonya’da uzun süreli ekonomik bir sistemi oluşturmaya başlamışlardı. Bu sistem “zaibatsu”dur Zaibatsu, “para örgütü” anlamına gelmektedir. Zaibatsu sistemini, belirli piyasaları ellerinde tutan holdinglere benzetebiliriz. Zaibatsular, sanayi, endüstri gibi kollarda faaliyet göstermenin yanında bünyelerinde bulundurdukları bankalarla da finansal ihtiyaçlarını gidermekteydi. Zaibatsular, faaliyetleri itibariyle piramidi andırırlar. Aile’nin altında şirketler, onun altında daha düşük bütçeli şirketler ve onların altında daha küçükleri… Zaibatsular, tröst ve kartellerin başlangıcıdır. Sistem yabancı ülkelerce yargılansa da Japonya’nın günümüzdeki konumuna gelmelerinde önemleri büyüktür.
