2 Mart 2018 Cuma

Neden Özelleştirmeye Başvurulur ?

İktisat literatüründe özelleştirme, devletin ekonomideki faaliyetlerini azaltmaya yönelik kamu işletmelerini özel sektöre devretmesidir. 1929 krizinde ekonominin görünmez el ile dengeye geleceğini söyleyen klasik iktisatçıların teoremlerinin fayda sağlamaması, Keynes'in savunduğu maliye politikasına uygulama sahası açmış oldu. Liberalizme karşı olmayan Keynes, ekonomideki devletin rolünü arttırıcı politikalar öne sürmekteydi. Ona göre ekonomide meydana gelen krizler talep yönlüydü. Bu noktada devlet kamu iktisadi teşebbüsleri ile piyasaya müdahale eder ve krizi çözerdi. Keynesyen görüş 1970 lere kadar varlığını sürdürdü. 1970'lerde yaşanan petrol kriziyle devletin ekonomideki rolünün de fayda sağlamadığı görüldü ve parasalcılar ortaya çıkarak devletin piyasadan elinin çekilmesi gerektiğini savundular. 

İlerleyen süreçte SSCB dağılacak, Doğu Avrupa ve Doğu Asya ülkeleri ile beraber SSCB'den ayrılan devletler IMF ve The World Bank (Dünya Bankası) politikaları ile ekonomilerine yön vereceklerdi. Bı coğrafyada yer alan devletlerin ortak yanı planlı ekonomiye sahip olmalarıydı. Devlet piyasada her yerdeydi. Her alana hakimdi ve sermaye birikimine müsaade edilmediği gibi özel mülkiyet de yeterli düzeyde değildi. Liberalleşmenin adımı olarak hızlı özelleştirme politikası öne sürüldü. Ekonomistler bu noktada ikiye ayrılmıştı: Hızlı özelleştirmenin yolsuzluğa, daha büyük bir yıkıma uğrayacağını savunanlar ve özel sektörün eliyle işletmelerin daha çabuk piyasaya adapte olacağını savunanlar.

Genel olarak, gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan bu ülkeler hızlı özelleştirmeyi uyguladılar ve bütçeleri anlık nakit görse de uzun vadede liberalleşmenin getirdiği fiyat dalgalanmalarında gelirler, eridi. 

Kamu malları hariç, özel teşebbüsün olmadığı yerde devlet, öncelikle teşvikle ekonomide özel teşebbüs varlığı oluşturmaya çalışır. Bu halde bile piyasada yeterli sermaye birikimine sahip teşebbüs yoksa devlet yatırımı kendi yapar. Belirli noktaya geldiğinde de özel sektöre devreder. Devlet, kar güdüsüyle hareket etmez. Bürokrasinin karmaşasında ağır hareket eden devletin üstüne bir tesisi işletmesi orada düşük verimi tetikler. Oraya atanacak işçi, memur, yönetici sınıfının özenle seçilmesi bir yana, bir de bunların ve işletmenin denetimi için yetiştirilmesi gereken memur ihtiyacı devlete gider olarak geri dönmektedir. İşletme eğer ki planlanandan düşük gelir elde ediyorsa devlet hazinesinden oraya kaynak aktarılması gerekecektir. Bu da ya başka bir kuruma ayrılacak bütçenin az olmasına ya da bütçenin açık vermesine sebep olacaktır ki her ikisi de verimsizlik yaratmaktadır. İşletmenin zarar etmesi bu sonucu doğururken, üretime katkı sağlamayan çalışanın devlete zararı ne olacak ? 

Kamu iktisadi teşebbüslerinde sıkça görülen vakalardan bazıları yukarıdaki soruyu destekler niteliktedir. Gereksiz yere alınmış bir işçi-memurun masrafı uzun vadede vatandaştan vergi olarak çıkmaktadır. Maaşının her halükarda yatacağının rahatlığı ile devlet görevlisi işi aksatıp çalışmayabilir. Özel işletmede ise böyle bir şey söz konusu değildir. Keyfi harekete göz yumulmaz. Devletin özelleştirmeye başvurmasında bu etkenler önemli rol oynar. Devlet, özelleştirmeyle beraber bütçeye nakit sağlayacak, vergi yoluyla sürekli gelir elde edecek, çalışanların ödemelerini yapmak, takip, denetim, işletmeye hammadde makine-teçhizat gibi masraflardan kurtulacaktır. Devlet elinde olan bir işletme son teknolojiyi hemen uygulamayamaz. Hiyerarşiden kaynaklı olarak bütçeden pay alıp da işletmeyi yenilemeleri oldukça zordur. Bu yüzden de makine-teçhizat özel sektöre kıyasla geri kalır ve verimsizleşir. 

Özelleştirme, verimsiz çalışan bir kuruma uygulandığı takdirde hem halka hem devlete fayda sağlar.

Yakın tarihimizde özelleşen telekomun günümüzde elde ettiği gelire bakınca devlet elinde ne kadar da köreldiği aşikardır. Güncel bir konu olan şeker fabrikalarının özelleşmesine ayrıntılı bakmak gerekir. Çiftçinin traktörlerle getirdiği pancarlardan fabrika önlerine dökülenlerin oluşturduğu israfı farklı bir başlık altında ele almak gerekir. Ölçüm sırasında yaşanan sıkıntılar da keza öyle. Ehil kişilerin işletmeyi devralıp verimli işletmeleri elzemdir.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder