Prusya, 19.yy ortalarına kadar tam olarak siyasi, idari, ekonomik anlamda istikrar sağlayamamıştı. Napolyon komutasındaki Fransız ordularına yenilmeleriyle derin bir girdaba sürüklenmekteydiler. Berlin’in batısında kalan topraklarını kaybetmişlerdi. Napolyon’un Rusya’da yenilip, Waterloo’da ağır bir mağlubiyet almasıyla Prusya yenileşme hareketine girdi. I. Wilhelm’ın başbakanlığa Bismarck’ı getirmesi Prusya için devrim diyebiliriz.
Hukuk eğitimi alan Bismarck, göreve geldiğinde sorunları sert bir şekilde çözeceğinin sinyallerini vermişti. Ekonomide en fazla payı savunma harcamalarına ayırarak, her tarafı potansiyal düşman olan devleti bir anlamda güvence altına aldı. Militarizm, Prusya’da öyle bir boyuta gelmişti ki Voltaire tarafından söylenen “Diğer devletler orduya sahipken, Prusya ordusu bir devlete sahiptir.” sözü bunu destekler niteliktedir. Devlet sınırları arasında kalan iri ufaklı bir çok prensliği kendine bağlayarak Alman İmparatorluğu’nu kurdu.
Ortak para birimi belirleyerek ülke içinde ekonomik birliği sağladı. Merkez Bankası kurup, ticarette yasal düzenlemere gitti.
Bundan sonra zaman Almanlar lehine işleyeme başlayacaktı. Bismarck muhafazakarların desteğini alarak göreve geldiği halde, ekonomik çıkar için libarellerle işbirliğine gitti. Kısa sürede sanayi sektöründe yatırım hızla arttı. Gümrük duvarlarını düşürmesi, yatırımcıları Prusya’ya çekiyordu. Demiryolu ağını genişleterek neredeyse ülkenin her tarafına ulaşım kolaylığı sağladı. Sanayi devrimini her ne kadar geç tamamlasa da Demir-Çelik sanayinde İngiltere’den sonra başı çekmeyi başarmıştı. Fabrikalar, tesisler bakımınından Prusya, dünyadaki en modern sisteme sahipti. Dünya deniz ticareti hacminin %12’sine sahip olan Prusya için ürettiği nihai ürünü ihraç etmesi büyük kar oranları sağlamaktaydı.
19 yy. son çeyreğinde yaşanan ekonomik durgunluk döneminde, gümrük duvarlarını yükselterek dış ticarette korumacı politika izlemesi büyük toprak sahipleri kadar sanayicilerin de desteğini almaya başarmıştı.
İstihdam oranını yükseltmek, emek talebini arttırmak için işçilerin, sağlık, kaza sigortaları ve emeklilik sistemini düzenlemiştir.
Durgunluk döneminden sonra sömürge arayışına giren Prusya, Afrika kıt’asının bir bölümünde hakimiyet kurarak ekonomide tekrar canlanmayı sağlamıştı.
19.yy başlarından 1.Dünya savaşı’na kadar ki geçen sürede Avrupa’da kutup oluşturacak kadar güçlü hale gelen Prusya devletinin yakalamış olduğu istikrarlı siyasi ve ekonomik başarıları hala örnek teşkil etmekte ve bir çok kişiyi bu ülkeye hayran bırakmaktadır.
Umarım ki ülkemizde de geçmişten dersler çıkartır, ekonomik özgürlüğümüzü tam anlamıyla sağlarız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder