16 Mart 2018 Cuma

Türkiye'de İnşaat Sektörü ve Hanehalkı

Çevre dostu evler
Türkiye'de inşaat sektörüyle ekonomik büyüme arasındaki ilişkiye fazla iyimser bakılıyor. Ekonomide büyüme ağırlıklı olarak sanayi sektörünün büyümesiyle olur. Burada da devreye yüksek teknolojili ürün girer. Katma değeri yüksek mal üretmek için de Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık vererek reel sektörlerin paylarını arttırmak gerekiyor. İnşaat sektörü bu değerlemede öncelik değildir ve olmamalıdır. 

Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yapısal değişimi inşaat sektöründeki büyüme ile gerçekleştiremeyiz. Evet konut açığı olduğu için sektör istikrarlı olarak büyüyor ama ihtiyaç kapanmıyor. Sebebi ise oldukça basit. Satın alım gücü yüksek olan tüketici ihtiyacını karşılamanın yanında yatırım için de konuta yöneliyor. Konut satış işlemlerinin 3/1 kadarı TCMB verilerine göre kredi ile gerçekleşmiştir. Kredi vadesinin 10 yıldan 20 yıla çıkarılması ödeme kolaylığı sağlamıştır ama borçluluk süresini iki katına çıkarmıştır. İhtiyaç sahipleri, yatırım için satın alanların rağbetleri yüzünden fiyatların yükselmesi sebebiyle değerinin çok üzerinde bir fiyata konut sahibi olmak zorunda kalıyor. Kimse bunun için suçlanamaz da konut almak için ayrılan paran üretim sürecine katılsa ülke ekonomisine çok daha faydalı olacaktır. 

Her ile üniversite sloganı ile büyük yatırımlar gerçekleştirildi. Üniversite kampüslerinin öğrenci-personel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldıkları birçok kere basına yansıdı. Bunların başında barınma sorunu geliyor. Fakültelerin açılmasıyla atılan adımların maalesef ki çoğu kere devamı gelmiyor. Memleketinden ayrılan üniversite öğrencisi okumaya geldiği ilde üniversite yurdunda yer bulamazsa özel sektörün eline düşüyor. Şüphesiz ki sanayinin olmadığı bir şehirde üniversite açmak yerel halka büyük nimettir. Üniversite, altyapısını sağlamadan daha çok bölüm açtıkça daha çok öğrenci şehre gelecek ve konut fiyatları da ayrı oranda yükselecektir. İnsanlarda yatırım için ev alma hevesinin oluşmasında üniversite öğrencisi büyük etkendir. Türk kültürünün yabancı olduğu 1+0, 1+1 tipi konutlar son yıllarda büyük rağbet görmektedir. İnşaat firmaları da ağırlıklı olarak üniversiteleri baz alarak yaptıkları bu evleri "garanti kiralık" gibi sloganlarla satmaktadırlar. 

Türkiye'nin beş büyük ilindeki konut satış rakamlarına bakalım.

İller
2013
2014
2015
2016
2017
Toplam
İstanbul
234789
225454
239767
232428
238383
1170821
Ankara
137773
131825
146537
144570
150561
711266
İzmir
72421
71779
77796
81316
84184
387496
Antalya
59478
62227
64396
60608
60273
306982
Bursa
40894
42437
50137
52436
56192
242096
Türkiye
1157190
1165381
1289320
1341453
1409314
6362658
Kaynak: TÜİK

Tabloya baktığımızda 2015 yılındaki satış rakamlarının artışı dikkat çekmektedir. Peki 2015 yılında ne ya da neler oldu da satışlar bu denli arttı ? Turkish Yatırım'ın "Konut Sektörü Değerlendirme" raporuna göre aşağıdaki unsurlar 2015 yılında artan konut satışlarını açıklıyor.

-Konut, yatırımcı ve hane halkı nezdinde enflasyondan korunma aracı olarak görmesi
-Konut sektörü temsilcileri Ortadoğu'da satış temsilcilikleri açması
-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen kira yardımı ve faiz desteği gibi teşvikler verilmesi
-2015 yılındaki seçimler nedeniyle siyasi iradenin istikrarı koruyacağı beklentisi
-Kentsel dönüşümün devam etmesi
-Yabancıların oturum izninin uzatılmasına dair kanun çıkarılması
-Faizdeki gevşeme beklentisi
-İran ambargosunun kalkması halinde Türk konut piyasasına oluşması beklenen ilgi

İstanbul'daki konut satış rakamlarının dalgalı seyir izlemesine rağmen ülke toplamında sürekli bir artış söz konusudur. Bu da konut satışlarında bölgesel etkilerin de söz sahibi olduğunu gösterir. 

Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla Türkiye büyük bir şantiye sahasına dönmektedir. Bu dönüşümün olabildiğince denetimli şekilde, çevre dostu yapılarla gerçekleşmesi elzemdir. Meyve sebzelerin süpermarkette yetiştiğini zanneden çocuklarımız varken ev yapımı konusunda verimli araziyi kullanırken bir kez daha düşünmekte yarar var.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder